Sen
patronsun! Senin yaptıkların onları
ilgilendirmez!”
“Evet, ama çoğunu çocukluğumdan
beri tanıyorum… Sabret, az kaldı!
Sadece dört gün!”
“Allahım! Nasıl dayanacağım
bilmiyorum! Yarın seni arar nerede
yer ayırttığımı söylerim. Yanına
fazla bir şey alma! Nasılsa çok
giyinik gezecek değiliz!” Eli
yavaşça eteğinden yukarıya
tırmanmaya başlamıştı.
Ebru kızardı. Adamın cinsel arzusu
gözlerinden taşıyordu. Ele izin
verip vermemek arasında
kararsızca durakladı. Kasıklarına
doğru giden el içinde fazla bir şey
uyandırmayınca, uzanıp yarı yolda
yakaladı. Yorgunluktan olmalıydı.
Kendisini hakikaten yorgun
hissediyordu. Nazikçe engellediği
eli bacaklarının arasından geri
çekti.
“O zaman hafta sonuna kadar
sabret!” Uzanıp adamın dudaklarına
çok hızlı bir öpücük koydu. Bunu
da kimse görmüş olamazdı ya!
Kendisini hemen arabadan dışarıya
attı. Soğuk hava iyi gelmişti.
“Görüşürüz…”
Çalışanların çoğu evlerine gitmek
üzereydi. Evde sadece güvenlik
görevlisi ve üç yardımcı kalıyordu.
Ebru içeriye girerken evin en eski
çalışanı Rezzan Hanım’dan çay
hazırlamasını istedi. Bu kadını
küçüklüğünden beri tanırdı. Elli
yaşlarında hoş ve çalışkan bir
kadındı. Evin alt katında kendisine
ait hoş bir odası vardı. Evin genel
sorumluluğu ondaydı.
Kafası karışık bir halde oturma
odasına gidip bir koltuğa attı
kendisini. Yakup’un kendi umduğu
gibi bir ilişkiye hazır olmadığı
belliydi. Her genç kadın gibi
evlenmek istemesinde ne gibi bir
hata olabilirdi ki? O sadece seks
yapmak istemiyordu. Bir kocası
olsun istiyordu. Anne olmak
istiyordu! Acaba yeniden Yakup ile
bir ilişkiye başlamakla hata mı
yapmıştı? Fakat hakkını yememek
lazımdı. Adam en başından beri bu
konuda dürüsttü. Evlenmeden önce
bir süre birlikte yaşamak istediğini
gizlememişti.
Eline telefonu aldı…
Kaydırarak açtığında ekran
aydınlandı. Ekranda cevapsız arama
gözüküyordu. Numaraya kızgın
kızgın baktı. Sonra telefonu bir
kenara fırlattı.
Çayı geldiğinde ilgisizce
<< 1 ... 20 21 [22] 23 24 25 >>
»Sizden Gelenler
»Oxu zalına keç
