birbirine karıştırarak tuzağa
dü-şüyor ve mavi yansıtıcı ışığın altındaki kafesin içinde cansızyere yıkılıyordu.
Fabrizioiş çantasını yere koydu ve sessizce kapının eşi-ğinde durarak beni inceledi. Bakışları anlam
yüklüydü ve nedüşündüğünü anlatıyordu. Pantolonunun altındaki kıpırdan-ma da düşüncelerimi
doğruluyordu. Onu yavaşyavaş amaacımasızca hırpalamalıydım.
Sonra konuşmaya başladı: "Kafamın ırzına geçtin, ak-lımdan çıkartamıyorum seni. Şimdi bedenimi ele
geçirmeli-sin, etimden içeriye senden bir şeyler girmeli ve orada kal-malı".
"Bu noktada kimin esir, kimin egemen güç olduğu birbi-rine karıştı galiba. Ne yapılacağına ben karar
vereceğim ve sen boyun eğeceksin. Buraya gel!" dedim acımasız bir kölesahibi gibi.
Acele ve hızlı adımlarla yatağa doğru yöneldi. Çekmecenin üzerinde duran kırbaç ve vibratöre
baktığımda kanımınkaynadığını ve çılgın bir tutkunun beni uyarmaya başladığı- nın farkına vardım.
Ne tür bir orgazm olacağını merak edi-yordum, daha da ötesi, kanının aktığını görmek
istiyordum.Çıplakken solucana benziyordu. Tüysüzdü, derisi parlak ve pörsümüştü, göğsü geniş veşişikti ,
ufaklığı hemen uya-rılmıştı. Düşümde gördüğüm türden tatlı bir hırpalamanınona verilecek çok hoş bir ödül
olacağını ve buna değmediği-nidüşündüm. Onunki ağır, kaba, kötü ve acımasız bir cezaolmalıydı.
Yüzükoyun yere yatmasını istedim. Bakışlarımsoğuk, kibirli ve umursamazdı. Beni öyle görseydi, eminim,
damarlarındaki kan donabilirdi. Terli ve bembeyaz yüzünüarkaya çevirmeye çalıştı, deri çizmemin sivri
ucunu sırtına sertçe batırdım. Öcüm etini kırbaçlamıştı. Bağırıyordu ya-vaş sesle, belki de ağlıyordu. Aklım
öylesine karışmıştı ki çevremdeki ses ve renkleri ayırt edemez olmuştum. "Kime aitsin?" dedim buz gibi
bir ses tonuyla.Can çekişiyormuş gibi uzun bir hırıltı çıkardı ve çatlak bir sesle, "Sana aidim. Senin
kölenim," dedi.
O bunları söylerken topuğum omuriliğinden kalçalarına kadar, baskı yaparak iniyordu.
"HayırMelissa ... Hayır..." dedi, sesi güçlükle
<< 1 ... 74 75 [76] 77 78 ... 107 >>
»Sizden Gelenler
»Oxu zalına keç
